(Enternasyonalist Komünist Eğilim'in tarihi ve siyasi pozisyonları hakkında periyodik olarak makaleler ekleyeceğimiz web sitesinin Tarihimize Giriş (https://www.leftcom.org/tr/articles/2024-06-08/tarihimize-giri%C5%9F) bölümünü ziyaret edin.)

== Devrimci Parti için Enternasyonal Büro

Devrimci Parti için Enternasyonal Büro, 1983 yılında İtalya'daki Enternasyonalist Komünist Parti (PCInt) ve İngiltere'deki Komünist İşçi Örgütü (CWO) tarafından ortak bir girişim sonucunda kuruldu. Bu girişimin iki temel nedeni vardı. Birincisi, proleter siyasi kamp içinde zaten var olan bir eğilime örgütsel bir biçim vermekti. Bu eğilim, 1977-81 yılları arasında Battaglia Comunista tarafından çağrısı yapılan Enternasyonal Konferanslardan ortaya çıkmıştı. Bu konferansların sonuncusuna işbirliğinin temeli, CWO ve PCInt'in Üçüncü Konferansta oyladıkları yedi maddeydi. Bu maddeler şunlardı:

* Ekim Devrimi'nin proleter olarak kabul edilmesi.

* Üçüncü Enternasyonal'in ilk iki kongresinde gündeme gelen Sosyal Demokrasiden kopuşun tanınması.

* Devlet kapitalizminin ve özyönetimin çekincesiz reddi.

* Sosyalist ve Komünist Partilerin burjuva olarak reddedilmesi.

* Proletaryayı ulusal burjuvaziye tabi kılan tüm politikaların reddi.

* Marksist metodolojiye dayalı devrimcilerin örgütlenmesine yönelik bir yönelim.

* Enternasyonal toplantıların, devrimci sınıf hareketinin ve proleter iktidarın kendisinin siyasi rehberliği için vazgeçilmez siyasi organ olan Enternasyonal Proletarya Partisi'ne giden sürece katkıda bulunmak amacıyla, mücadelesinde sınıfa yönelik aktif siyasi müdahalelerinin koordinasyonu için devrimci gruplar arasındaki tartışma çalışmalarının bir parçası olarak tanınması.

İkincisi temel ise, kapitalizmin derinleşen krizinin siyasi bir tepkiyi tetiklemesiyle enternasyonal sahneye yeni çıkan örgütler ve bireyler için bir odak noktası olarak hareket etmekti. Beklentilerimizin aksine, Büro'nun varlığının ilk on yılı sınıf mücadelesinde büyük bir canlanmanın yaşandığı bir dönem olmadı. Aksine, daha önce de söylediğimiz gibi, sermayenin artan saldırılarına karşı işçilerin verdiği yanıtlar, militan da olsa (1984-5 İngiliz madenciler grevi ya da İspanyol tersane işçilerinin sürekli mücadelesi gibi) esas olarak kısmi çatışmalarla sınırlı kaldı ve sonuç olarak yenilgiye uğradı. Böylece uluslararası sermayeye, milyonlarca işçinin geçim kaynağı pahasına yeniden yapılanması, kemer sıkma önlemlerini arttırması, çalışma koşullarını ve emek gücünün satış koşullarını kötüleştirmesi için bir nefes alma alanı sağlanmış oldu.

Bu bağlamda, seksenli yıllar boyunca proleter siyasete yeni katılanların sayısının görece az olması şaşırtıcı değildir. Kendini siyasete atanların çoğu da daha sonra siyasi izolasyonun onların üzerinde yaratığı ezici psikolijik baskı nedeniyle siyasi hayatı terk etti. Yine de, olumsuz nesnel duruma ve kendi mütevazı siyasi etkimize rağmen, Büro'nun örgütsel varlığı sağlamlaştırıldı. IBRP, dünya çapındaki yazışmaların sorumluluğunu paylaşmanın ve mümkün olan yerlerde temas kurduğumuz siyasi unsurlarla yüz yüze toplantılar ve tartışmalar düzenlemenin yanı sıra, son yıllarda birçok enternasyonal bildiri yayınladı ve bunları ilgili ülkelerde önemli noktalarda çeşitli dillerde dağıttı.

"Proleter devrim ya enternasyonal olacaktır ya da bir hiç olacaktır. Enternasyonal devrim, enternasyonal bir partinin varlığını gerektirir: işçi sınıfının geri kalanı arasında devrimci program için mücadele etmek üzere birlikte örgütlenen en sınıf bilinçli işçilerin somut siyasi ifadesini. Tarih, parti kurmak devrim zamanına kaldıysa işin işten geçtiğini göstermiştir." (IBRP Platformu)

Bunun bilincinde olan IBRP, bunun için siyasi program ve enternasyonal güçler var olur olmaz Dünya Komünist Partisi'nin kurulmasını hedeflemiştir. Bununla birlikte, Büro her zaman kendisini Parti'nin kuruluşuna ve hizmetine adadığı gibi, onu oluşturacak tek çekirdek olduğunu iddia etmedi. Gelecekteki Parti tek bir örgütün basit bir genişlemesi olmayacaktır.

Dünya Partisi oluşturulmadan önce, devrimci programın kesin ayrıntılarının, potansiyel kurucu parçaları arasında tartışma ve müzakereler yoluyla ilgili tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerekecektir. Nihayetinde dünya partisini oluşturacak olan örgütler, içinden çıktıkları bölgedeki işçi sınıfı içinde zaten anlamlı bir varlığa sahip olmalıdır. Propagandacı grupların varlığından yalnızca biraz daha fazlasına dayanan enternasyonal Parti'nin (ya da onun ilk çekirdeğinin) ilanı devrimci hareket için ileri bir adım olmayacaktır.

IBRP, kuruluşu sırasında, bugün her devrimci örgütün amacının, yarının devrimci mücadelelerini örgütlemek ve yönetmek için bir öncü olarak bugünün sınıf mücadelesinde ileriye doğru yol gösterecek bir konumda olmak amacıyla, kendilerini işçi sınıfı içinde devrimci bir güç olarak kurmaya çalışmak olması gerektiğini ilan etmiştir. Son devrimci dalganın dersi, işçi sınıfının örgütlü liderlik olmadan da yapabileceği ya da Parti'nin sınıf olduğu (son dönem Bordigistlerin metafizik bir soyutlaması) değildir. Aksine, bu liderlik ve onun örgütsel biçimi (Parti) devrimci işçi sınıfının sahip olduğu en önemli silahtır. Partinin görevi, proleter iktidarın kitlesel organlarında (sovyetler) komünist bir perspektif için mücadele etmek olacaktır. Ancak Parti, işçi sınıfının bir azınlığı olarak kalacaktır ve genel olarak sınıfın yerine geçmeyecektir. Sosyalizmi kurma görevi bir bütün olarak işçi sınıfının görevidir. Bu görev, sınıf bilinçli öncüye bile devredilemeyecek bir görevdir.

Altıncı Kongre'de (Milano, 1997) PCInt, her iki örgütün özel belgeleri ve kongre tezlerinin yanı sıra CWO'nun yaptığı gibi IBRP Platformunu (https://www.leftcom.org/en/node/1165) genel programatik belgesi (siyasi platform) olarak benimsemeye karar verdi.

Buna ek olarak, 1990'ların sonundan itibaren IBRP "Komünist Sol" ve "İtalyan Solu" terimlerinden kaçınmayı tercih etmiştir, çünkü bu terimler artık heterojen bir siyasi alanı ifade etmektedir. Karışıklığı önlemek için kendimizi "enternasyonalist komünistler" olarak adlandırıyoruz.

== IBRP, Enternasyonalist Komünist Eğilim Oluyor

Büro 1983-84 yıllarında kurulduğunda bazı net ilkeler belirlenmişti.

* Biz bir Parti değildik, hatta onun habercisi bile değildik, ama işçi sınıfının gelecekteki - enternasyonalist ve merkezi - Partisi için mücadeleye katılmak isteyenlerin bu amaç doğrultusunda birlikte mücadele edebilecekleri, tartışabilecekleri ve çalışabilecekleri bir örgüttük. Proletaryanın önemli hareketlerinin, kaçınılmaz zıtlıklar ve uyarıcılardan bahsetmeksizin, yeni katkılar ve konularla yeni sınıf örgütleri ortaya çıkaracağını bekliyorduk. Temel görevlerimizden biri, enternasyonalist komünist solun evrimi içinde özümsenmiş olan geçmişin sınıf mücadeleleri deneyimini, sınıf mücadelesini sürdürmeye hazır olan yeni işçi kuşağına taşımaktı.

* Ayrıca, baskın ve deneyimli örgütün ortodoksluğunu tekrarlayan bir makale deposu yaratmak istemedik. Çeşitli çekirdeklerin ancak kendi bölgelerinde/eyaletlerinde gerçek deneyime sahip olarak, gelecekteki Partinin pratiğini zenginleştirmek için kendi deneyimlerine katkıda bulunabilecek otantik komünist örgütler haline gelebileceğini kabul ettik.

* Yönelimimiz her zaman, konumlarını ne kadar yakın görürsek görelim, mevcut siyasi gruplardan ziyade bir bütün olarak işçi sınıfına yönelik olmuştur. Bazen diğer gruplarla polemiğe girsek de, amacımız basitçe entelektüel ya da teorisyen gruplarını birleştirmek değil, bir bölgenin mücadelesi ile bir sonrakinin mücadelesi arasında bilinç sürekliliğini sağlamak için sahadaki işçilerin mücadeleleriyle bağlantı kurmanın yollarını arayan gerçek bir örgüt inşa etmekti. Bu nedenle, aynı bölgedeki militan işçileri bir araya getiren fabrika, iş ya da bölge grupları gibi sınıf temelli Parti organlarına ihtiyaç duymaya devam ediyoruz.

IBRP bu temellerden hiçbir zaman sapmadı, Fransa, Kanada, ABD ve Almanya'dan Büro'ya katılan gruplar da bu çerçevede hareket etti. Örgüte üye olan gruplardan istediğimiz, örgütü tanımlayan temel bir belgeye, düzenli bir yayına, işçi sınıfına yönelik tanımlanmış bir yönelime ve bunu yansıtan süregelen bir pratiğe sahip olmalarıydı.

Büro'nun 25 Yılı: Bilanço ve Perspektifler (https://www.leftcom.org/en/articles/2008-09-01/25-years-of-the-bureau-b…) metninde neden daha başarılı olamadığımızın nedenlerini analiz etmiştik. İlk olarak, devrimci azınlıkların belirli bir zaman diliminde proletaryanın sınıf bilincinin gerçek koşullarını yansıttığı gerçeği bulunmakta. Bizler işçi sınıfının ya da tarihin mevcut hareketinin dışında yaşamıyoruz. Büro'nun kurulduğu dönemde, kendi ülkelerinde izole edilmiş olan büyük sınıf mücadeleleri (Polonya grevleri, İspanyol hamalların ve İngiliz madencilerin grevleri) yenilmişti ya da yenilgiye doğru gidiyordu. Bu yenilgiler kapitalist yeniden yapılanmanın önünü açmış ve işçi direnişini bir nesil geriye itmiştir.

Intesa Komitesi'ndeki ilk yoldaşlarımızın 1926'da söylediği gibi, elbette kontrolümüz dışında şeyler vardır:

"Parti ile kitleler arasındaki ilişkiler nesnel duruma bağlı olduğundan, her durumda çıkarların ve taktik manevraların parti tabanını genişletebileceğini düşünmek hatadır." (Intesa Platformu)

Ancak yapabileceğimiz şey, gerçekleştirdiğimiz analize göre hareket etmek ve örgütümüzün işleyişini iyileştirmektir. Eylül 2009 'da Milano'da yapılan ve tüm bölümlerden delegelerin katıldığı Büro toplantısının ana görevi buydu.

"Krizin sadece devam etmesini değil, (şu ya da bu şekilde) derinleşmesini bekliyoruz. Dünya işçi sınıfının sözde iyileşme politikalarının bedelini ödemesini bekliyoruz. Ayrıca işçi sınıfının kemer sıkma vb. politikaları kabullenmesinin yerini artan bir direniş ve öfkeye bırakmasını bekliyoruz. Ayrıca emperyalistler arası rekabetin daha da keskinleşmesini ve pek çok kişinin yoğunlaştırılmış savaşın masum kurbanları haline gelmesini bekliyoruz. Bu durumda devrimcilerin mümkün olduğunca hazırlıklı ve örgütlü olmaları gerekmektedir." (Devrimci Parti için Enternasyonal Büro, Enternasyonalist Komünist Eğilim Oluyor)

Bu nedenle Büro, Mayıs 2008'deki Parma toplantısında (bkz. Enternasyonal Büro için Yeni Bir Gelişme (https://www.leftcom.org/en/articles/2008-09-01/a-new-development-for-th…)), faaliyetlerin daha fazla merkezileştirilmesi yönünde bir adım atmaya karar verdi. Bu önceki pozisyonlarımızdan bir kopuş değildi, kuruluş belgelerimiz her zaman Büro'nun genişlemesinin aynı zamanda faaliyetlerinin daha fazla merkezileşmesini gerektireceği bir zamanı öngörmüştü. Büro, proletaryanın enternasyonal ve merkezi bir partisinin oluşturulması sürecine katılmanın bir aracı olarak tasarlanmıştı, ancak aynı zamanda varlığımız nedeniyle bu süreci vaktinden önce bitirmek istemedik. Bu nedenle merkezi organlar oluşturmakta tereddüt ettik ve bunun yerine ortak bir güven ve tartışma bağına yapımızı dayandırdık. Bu bağ hala mevcut ve son yıllarda daha da güçlendi, ancak böyle bir çalışma şekli, özellikle de ani olaylara ya da bireylerden veya gruplardan gelen çalışmalarımızla ilgili sorulara resmi pozisyonlarla yanıt vermek söz konusu olduğunda biraz garipti. Tüm bunların ışığında, Parma toplantısında çeşitli bağlı kuruluşlar arasında irtibat komitesi adı verilen bir tür "sekreterlik" kurulması kararlaştırıldı. Sekreterliğin amacı şuydu: Büro adına enternasyonal sorunlara hızlı bir şekilde yanıt vermek, diğer gruplarla yazışma ve tartışmalardan sorumlu olmak, davet edildiğimiz yerlerde delegasyonlar düzenlemek, enternasyonal bildirilerin ve konferansların hazırlanmasını, düzenlenmesini koordine etmek. İrtibat komitesi başarılı bir şekilde çalışıyordu, ancak örgütün tamamını tam olarak temsil etmiyordu ve tek tek üyelerle ilişkisinin ne olduğu belirsizdi. 2009 Milano toplantısında, daha sonra alınacak ana kararları takiben, yakın geleceğin zorluklarını daha iyi ele almak amacıyla IBRP'nin örgütsel değişiminde bir adım daha ileri gidilmesine karar verildi.

* Orijinal belgelerimizde tanımlanan temel çerçeve ve yaklaşım değişmemiştir. Bununla birlikte, Büro'nun orijinal üyeliğinin ötesine geçtiğini ve bu durumda, orijinal belgelerimizin öngördüğü gibi, Büro genişledikçe kademeli olarak daha merkezi bir faaliyete doğru ilerleyeceğimizi kabul etmek zorundayız. Bunu göz önünde bulundurarak Büro'nun enternasyonal örgütümüzün merkezi koordinasyon organı olması gerektiğine karar verdik. Büro sadece her ülkedeki bağlı kuruluşlarla değil, aynı zamanda farklı ülkelerdeki bireylerle de bağlantı kuracaktır. Örgütün bir bütün olarak işleyişiyle ilgili tüm eylemleri (diğer gruplarla ilişkiler, yazışmalar, enternasyonal bildiriler ve politikalar gibi) yürütecektir.

* İrtibat komitesi, şu anda İtalya, Kanada, Birleşik Krallık, ABD ve Almanya'yı kapsayan, gerçekten var olduğumuz her ülke için bir temsilciden oluşan Enternasyonal Büro haline geldi.

Birleşik bir enternasyonal örgüt olarak varlığımızı daha net ifade edebilmek için örgütün adınıEnternasyonalist Komünist Eğilim* (ICT) olarak değiştirmeye karar verdik. Bu, gruplarımız arasındaki ilişkide herhangi bir değişikliği ifade etmediği gibi, tek tek grupların bulundukları coğrafi bölgelerde işçi sınıfı içindeki varlıklarını derinleştirme sorumluluklarından vazgeçecekleri anlamına da gelmemektedir. Tüm gruplar, çalıştıkları koşullara uygun olarak farklı çalışma yöntemlerini koruyacak ve bireysel isimlerini muhafaza edeceklerdir. Bu nedenle, örneğin CWO hala CWO'dur, ancak "ICT'nin Britanya şubesidir". Çeşitli ülkelerdeki bireyler doğrudan ICT'nin üyesidir ve Enternasyonal Büro'nun sorumluluğundadır.

* Web sitesinden sorumlu yoldaşlar, içeriği çeşitli dillerde sunmanın ve böylece enternasyonal etkinliği artırmanın yollarını arayacaklardır.

Bu kısa tarihçenin de gösterdiği gibi, enternasyonalist komünistlerin mücadelesi farklı evrelerden geçerek yüzyılı aşkın bir süreyi geride bırakmıştır.

Biz "enternasyonal bir partiden yanayız" ancak açıkça görülüyor ki biz o parti değiliz, olmamalıyız da. Yaşam standartlarının düşmesi, savaş ve iklim değişikliği gibi kapitalist sistemin tehditlerine karşı daha geniş bir direniş olarak dünya çapında başka oluşumların ortaya çıkması gerekecektir. Kapitalizmin dünyayı içine sürüklediği girdap göz önüne alındığında, devrimcilerin birlikte çalışma ve birlikte örgütlenme ihtiyacı hiç bu kadar acil olmamıştır. Ancak bugün bazıları "parti" kavramına temkinli yaklaşmaktadır ve bu anlaşılabilir bir durumdur. Rus Devrimi'nin mirası işçi sınıfını sömüren tek partili bir devlet olmuştur. Bizler bu deneyimden (ilk olarak 1952 PCInt Platformunda (https://www.leftcom.org/en/articles/2020-03-16/political-platform-of-th…) yer alan) farklı bir ders öğrendik: Parti, kapitalist iktidara karşı saldırıya öncülük etmek üzere işçi sınıfının en militan kesimini birleştirmek için önemli bir araçtır, ancak iktidarı almayı bekleyen bir hükümet değildir. Bu görev yalnızca işçi sınıfının sınıf çapındaki organlarına düşebilir; bu organların başında da gerektiğinde, anında geri çağrılabilecek delegeleriyle işçi konseyleri yer alır. İşçi konseylerinin yaratılması Rusya'daki 1905 devriminin en büyük keşfiydi ve yeni bir üretim tarzı için verilen savaşın uluslararası ölçekte siyasi olarak yürütüleceği yer de bu konseylerin yeni bir versiyonudur.

Bugün Avrupa'nın ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki enternasyonalist komünist militanlar, sınıf mücadelesinin siyasi ve sosyalist bir karakter kazanması için vazgeçilmez bir siyasi araç olan ve böylece barbarlık ve savaşa doğru giden kapitalist rotaya somut bir alternatif teşkil eden Enternasyonal Proletarya Partisi'nin inşası için - birçok ülkedeki devrimci öncülerin olgunlaşmasından başlayarak - mücadelelerini sürdürmektedirler.

Sosyalizm ya da Barbarlık!